Eskişehir

Eski Çağlarda Eskişehir

Eskişehir coğrafi, iklimsel ve jeopolitik olarak çeşitli yolların kavşak noktası olmasıyla derin bir geçmişe sahiptir. Kaynaklarda, Kral Yolu diye adlandırılan ve Anadolu’nun batı kısmında yer alan Aydın şehrine yakın Efes’ten başlayıp, bu günkü İran’ın Şiraz kenti yakınlarındaki Persopolis’e kadar uzanan güzergahın bir bölümü Eskişehir’den geçmektedir. Bu bilgi Eskişehir’in önemli merkezlerden biri olduğunu ve yaşam alanı olarak tercih edildiğini göstermektedir. Tarih öncesine uzanan mazisiyle günümüze gelen bölge, geçmiş zamanı anlamamız ve anlamlandırmamız bakımından fazlasıyla yardımseverdir. Yapılan kazılarda oldukça eski dönemlere ait izlerin varlığı tespit edilmiş ve yörenin Bakır-Taş çağından beri yerleşim alanı olduğu anlaşılmıştır. Kente ait en eski buluntular Paleolitik (M.Ö. 40.000 -12.000) ve Mezolitik (M.Ö. 12.000 -10.000) dönemlere kadar uzanmaktadır.

Eskişehir Seyitgazi yolu üzerinde yer alan Mesudiye, Hamidiye ve Arapören köyleri civarında ve Alpanos köyünün kuzeyindeki platoda Paleolitik döneme ilişkin delici, kazıyıcı, el baltası gibi çeşitli aletler bulunmuştur Bu bilgiler bölgede yerleşimin İlk Taş Çağı’na kadar dayandığının açık bir kanıtıdır. Anadolu’da yaklaşık olarak M.Ö. 5.000-3.000 yılları arasına tarihlenen Kalkoletik devrin en önemli yerleşme merkezleri: Pulur, Canhasan, Beycesultan, Horoztepe, Yümüktepe, Tümen Höyük, Kusura, Alacahöyük, Büyükgüllücek, Yazır, Alişar ve Fikirtepe höyükleridir Yapılan yüzey araştırmaları Tunç Çağı’nda (M.Ö.3.000 – M.Ö.1.200) Eskişehir’in Anadolu’da önemli bir devlet kuran Hititlerin egemenliği altında belli bir süre yaşadığını ortaya çıkarmıştır.

Midas Kenti kazılarında elde edilen en eski buluntular ise İlk Tunç çağına (I.Ö. 3.500 – İ.Ö. 2.000) aittir. İ.Ö. 14. yüzyılda Hititlerin etki alanında bulunan yörede İ.Ö. 13. yüzyılda batıdan gelen Deniz Halkları arasında yer aldığı sanılan Frigler daha sonraları bir krallık kurmuştur Eskişehir, Anadolu’yu istila edip Frigleri yıkan Persler’in ardından Makedonyalı Büyük İskender’in hakimiyetine girmiştir. Makedonya kralı İskender’in Persleri yenmek üzere giriştiği Asya seferinin bir adımı olan Anadolu coğrafyası fethedilirken Eskişehir de Makedonya İmparatorluğu sınırlarına dâhil olmuştur. Efsaneye göre, Anadolu’daki Gordion’da İskender’e tuhaf bir düğüm gösterildi; bir kâhin, bu düğümü çözen insanın Asya’yı yöneteceğini söylemişti. İskender bu düğümü kılıcıyla kesip atmıştır. Bu bilgiden Büyük İskender’in Eskişehir’i geçip Ankara’ya kadar ulaştığı anlaşılmaktadır. Ancak onun genç yaşta ölümüyle, kurduğu imparatorluk zaman içinde dağılmış ve Anadolu, Makedonya krallığının yönetiminden çıkmıştır.

Bu coğrafyaya egemen olan bir başka medeniyet ise Roma olmuştur. Roma M.Ö. 129 yılında Batı Anadolu Bölgesinde Asia eyaletini kurunca Eskişehir’in içinde bulunduğu Phrigia toprakları da M.Ö. 116 yılında Asia eyaletine katılmıştır. Ancak Roma’nın zayıflayarak ikiye ayrılması ile Anadolu’nun yönetimi, Bizans (Doğu Roma’ya geçmiştir.